10 Mart 2018

Sevgili Ahid,

Filistin’in cesur kızı,

Dünyanın neresinde olursa olsun hakları çiğnenen tüm çocukları kendi evladı gibi gören milletimizin seni de bağrına bastığını unutma lütfen.

Haksızlığa ve zulme karşı cesurca gerçekleştirdiğin o asil mücadelede, Türkiye olarak yanında olduğumuzu da unutma.

Tutuklandığında 16 yaşındaydın. Henüz 18 yaşını doldurmamış her birey gibi çocuk olman hasebiyle sana özgürce yaşayabileceğin ve kişiliğini geliştirebileceğin bir ortamı sağlamak boynumuzun borcudur.

Ne var ki yıllardır hak ve adalet temelinde çözülmeyen, adeta çözümsüzlüğe mahkûm edilen Filistin sorunu, akranların gibi senin omuzlarına da çocuk yaşta ağır bir sorumluluk yüklüyor.

İsrail askerine çaresizlik içinde attığın tekmeyi güvenlik tehdidi sayanlar, bu nedenle kelepçelenmeni meşru göstermeye kalkışanlar, yüzleri dahi kızarmaksızın hakikati çarpıtıyorlar; o işgalcilerin, senin tekmeyi savurmandan az önce, 15 yaşındaki kuzeninin kafasına kurşun sıkarak yaraladıklarını, evinizin camlarını kırdıklarını, içeriye gaz bombası attıklarını görmezden geliyorlar.

İsrail’in kuruluşundan bu yana senin öz yurdun olan Filistin’i adım adım işgal etmekte olduğunu örtbas edenler, senin tepkinin gerçek nedenini de karartmaya çalışıyorlar.

Senin tutuklanmana itiraz etmeyenler, bunu normal karşılayanlar, köyünüz Nebi Salih’in tam karşısına bir ‘İsrail yerleşim birimi’, daha doğrusu koloni dikme gerekçesiyle, su kaynağınızın işgal edilmesini de, köyünüzün suyuna kısıtlama getirilmesini de umursamıyorlar.

Onlar, dedelerinizin etrafında oyun oynayarak çocukluklarını geçirdiği bu su kaynağına şu anda sizin girmenizin yasaklanmasını da son derece normal karşılıyorlar.

2012 yılında, ağabeyinin de henüz çocuk iken gözaltına alındığını öğrendiğin günden bu yana İsrail işgaline tepki gösteriyorsun. İşgal güçleri de o günden bu yana seni sistematik bir baskı altında tutmak için daima fırsat kolluyor.

Şimdi de 19 Aralık 2017’den beri tutuklusun. Tutukluluk halin devam etsin diye duruşmaların erteleniyor.

Üstelik tutuklu olan tek çocuk da sen değilsin Ahid! Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Filistin Raportörüne göre İsrail askeri mahkemeleri her yıl ortalama 500-700 arasında çocuğu tutukluyor. Bu çocukların fiziki ve psikolojik işkenceye maruz bırakıldıklarını herkes biliyor.

Uluslararası anlaşmaların tümüne aykırı bir biçimde, sen de diğer Filistinli çocuklar gibi, gece vakti gözaltına alındın. Aç ve uykusuz bırakıldın. Üç farklı gözaltı merkezine götürüldün korkutulmak için. Tek başına bir hücreye konuldun.

Diğer Filistinli tutuklu çocuklara yapıldığı gibi, sana da anlamadığın İbranice metinler imzalatıldı mı, yanında velin ya da avukatın olmadan sorgulandın mı, bilemiyoruz. Ama koskoca bir yetkilinin, sözüm ona Eğitim Bakanı olan Naftali Bennet’in, utanmadan ve arlanmadan, senin hakkında “Hayatı bir hapishane hücresinde son bulacak” dediğini biliyoruz.

Sevgili Ahid,

Dilleri, dinleri, ırkları ne olursa olsun, tüm çocukların kendi kişiliklerini geliştirebilecekleri bir ortamda büyümelerinin temel hak olduğunu savunan Türkiye’nin bir milletvekili olarak her zaman senin yanında olacağımı bilmeni isterim.

Bu vesileyle, tüm dünyayı, senin şahsında Filistin’e ve Filistinli çocuklara yapılan haksızlıklar karşısında sessiz kalmamaya, işgalcilerin çocuklara şiddet uygulamasına karşı çıkmaya çağırıyorum.

Senin, tutuklu diğer çocuklarla birlikte, bir an önce serbest bırakılmanızı, çocukluğunuzu özgürce yaşayabileceğiniz bir ortama kavuşmanızı diliyorum.

Cesaretinden ve örnek direnişinden dolayı seni hassaten tebrik ediyor, senin şahsında tüm Filistinli çocukları sevgiyle gözlerinden öpüyorum.

Ali İhsan (Mücahit) Arslan

AK Parti Ankara Milletvekili